Evet arkadaşlar aylardan Eylül ve kış'a doğru yaklaşmanın heyecanı ile güne sağanak yağmurla uyanıyorum, uzun zamandır bu günle yüzleşmek için bekliyordum aslında :)
Kafamda ilk olarak herzaman gittiğim yolun nasıl olacağına dair soru işaretleri olmasına rağmen arka bagaj çantamda yağmurluğun verdiği güven ile ilk hazırlıklarımı yapıyorum.
Evden çıkmadan önce herzaman olduğu gibi ilk hazırlıklarımı dikkatlice yapıyorum, çünkü birkaç kez eldivenimi unuttuğum zamanlar oldu, eldiven çok büyük eksiklik olmamasına rağmen yinede bana acemi bir hava verdiriyor, o yüzden evden çıkmadan önce tüm hazırlıklarımı dikkatlice yapmaya çalışıyorum.
Yağmurluğumu giyip evden çıkana kadar herşey normal , ama bisiklete binip yola koyulduğum zaman artık ilk yağmur acemiliği başlamış oldu , belli bir hızdan sonra yağmur sularının ön tekerden ayaklarıma doğru geldiğini hissettim, zaten birkaç km sonra ayak ayaktlıktan çıktı artık :) Fotoğrafını çekecektim ama o yağmurda fotoğraf makinasını çıkarmak delilik olurdu :) çamurluk şart :) aynı zamanda su geçirmez ayakkabı'da şart :) şart oğlu şart masraf bitmez :))
Her nekadar ayaklarım sırılsıklam su olsada bu anın keyfini çıkarmaya çalışıyordum ,çalışıyordum diyorum çünkü bir süre sonra farklı bir olayla karşılaşıyorum :).
Mahalle aralarından ana yola çıkmak için hızımı belli bir seviyede tuttum fazla su yememek için, daha sonra ana caddeye çıkmamla ve hızımın artması ile birlikte suratıma doğru gelen suyla uyandım :) Sabah mağmurluğunu yol suyu çok güzel bir şekilde alıyor bunuda öğrenmiş olduk :)
Yolu yarılamama ve iyice Trafikle bütünleşmeme rağmen hala yolumu tamamlayabilmiş değildim ve yağmurla birlikte artan trafiğin arasında kaldığımı söylemek isterim, aslında kaldırımdan gitmek huyum değildir ama 1 km'lik bir yolu trafikten çıkmak adına kullandığımı söylemek isterim, unutmadan şunuda belirtelim Bisiklet yol içindir, kaldırım yayalara ait bir yer olduğundan normalde Trafik kurallarına göre kaldırım'dan gitmek yasaktır.
En sonunda mutlu son işyerine varış :) , aslında ayaklarımın ıslanmasına rağmen kullanmaktan zevk aldığımı söyleyebilirim yağmurlu havada, çünkü her hava şartlarında kullanılabilecek bir araç bisiklet.
Bu blog , bisiklet severler için oluşturulmuş, deneyimlerimden ve internet ve diğer yayın organlarından araştırarak topladığım bir yazım bölümüdür.
Bisiklet Yaşam Bloğuma Hoşgeldiniz.
Bu blog bisiklet severler için hazırlanmış , ve bisiklete gönül vermiş kişilere yönelik yazılar barındırmaktadır.
30 Eylül 2010 Perşembe
27 Eylül 2010 Pazartesi
Bisikletli Yaşam
Merhabalar , ilk yazıma ülkemiz'deki bisiklet kültüründen ve bilincinden bahsederek başlamak istiyorum.
Ülkemizi Avrupa, Asya ve Amerika ülkeleri ile kıyaslarsak, en düşük bisiklet kültürüne ve bilincine sahip ülkeler içine sokabiliriz, bunun bence en büyük etkisi eğitimsizlik ve insanların kendilerini geliştirememesinden kaynaklanmaktadır.
Benim gibi Bisikletle sürekli Trafik'te seyehat edenler bilir, bir bisikletli açısından trafik'de onca tehlikeden ve karmaşadan sonra en nihayetinde kendi mahallenize ayak basmak kadar keyifli bir olay yoktur. Ama en önemlisi bisikletin bizlere verdiği keyif ve haz'dır.
Gerçek bisiklet ruhuna sahip her insan bu tür olumsuzları hep arka planda tutup bisiklet üzerinde en fazla keyifi almak için çabalamaktadır.
Hepimizi (bisikletliler) olarak , Trafik'te türlü türlü olaylara şahit olmuşuz'dur , bunlardan birkaçına örnek vermem gerekirse, bisikletli ile Trafik'te araba ile yarış yapmaya kalkışmak, kask taktığınız zaman size komik gözlerle bakılması , abi bu kaç para cinsinden sorular, abi yarışalımmı ? Tayt giyenler için arkadan laf atılması ve buna benzer bilumum ilginç sorular ile karşılaşmanız mümkün.
Yazımın ilk paragrafında'da yazdığım gibi bu tip soruların nedeninin eğitimsizlikten bilgisizlikten ve elindeki imkanları (internet, dergi , kitap, medya organları) düzgün şekilde kullanamayan bir toplumun yansıması olduğunu söylemek tabiri caizse kaçınılmaz olacaktır.
Türkiye dışında diğer ülkerinin çoğuna baktığımız zaman insanlar üzerinde Bisiklet kültürünün çok büyük bir etkisi olduğunu görebiliriz.Gerek Ulaşım aracı gerekse gezi ve doğa sporları için kullanma amacına baktığımız'da, ülkemizde bu oranın hayli düşük olduğunu görebiliriz, bunun üstüne Büyük şehirlerde ve ilçelerde bisikletlilere olan sevgi ve saygının düşük olması kullanım oranıyla ilgili bağı'da gözler önüne serdiğini söyleyebilirim.
İnşallah ileriki yıllarda bisiklet kültürünün ülkemiz açısından daha ileriye doğru götürmek için toplum olarak elimizden geleni yaparız.
Herkese Bisikletli ve keyifli günler...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
